Köşkün içinde hızla koşan Genç Kadın’ın topuklarından çıkan ses tüm koridorda yankılanıyor. Önce büyük, antika vazoya çarpıyor, oradan karşı duvara yöneliyor, duvardan sekip ahşap çerçeveli yağlı boya portreden güç alarak tekrar genç kadının topuklarına yöneliyor. Genç Kadın, sanki kendi çıkardığı sesten kaçıyor gibi.
Üzerindeki açık renkli balo kıyafetinin tüllerini koluna sarmış, bacakları dizlerine kadar görünüyor. Kasıklarından süzülen terden parlıyorlar. Göğüslerinin üst kısmını açıkta bırakan elbise her adımda daha da koyulaşıyor terle.
Genç Kadın hala koşuyor. Bir şeyden kaçar gibi bir hali yok. Hiçbir şeyi kovalıyor gibi de gözükmüyor. Yaptığı tek şey koşmak ve derin derin nefesler almak.
Tam koridordan çıkarken, elbisesiyle uyumlu renklerdeki ayakkabılarından sağ tekinin topuğu kırılıyor ve Genç Kadın yere yuvarlanıyor. Genişçe antrede kadının “Ahh!” sesi yankılanıyor. Acı değil şehvetle dolu bu ses. Sanki düşmekten zevk alıyor, bir kez daha düşse orgazm yaşayabilir. Sağ ayakkabısının topuğunu eline alıp bakıyor. Önce sağ, sonra sol ayakkabısını çıkarıp, yerden kalkıyor. Etrafına bakınıp devasa merdivenlere yöneliyor. İkişer ikişer aşıyor basamakları. Üst kata vardığında sağ taraftaki koridora seğirtiyor. Yerler soğuk, terden ıslanan ayağının, beyaz-gri izi çıkıyor siyah seramik parkede.
Beklenen; tam şu an karşısına birinin çıkması ve Genç Kadın’ın göğsünü delip geçecek mermiyi ateşlemesi; ama beklenen genelde olmayandır. Koridorun sonuna gelen genç kadının karşısına birisi çıkmıyor, elinde silah yok, göğüs kafesini delip geçecek bir kurşun da yok.
Kapıyı açıp dışarı çıkıyor Genç Kadın.
Bir yanıt yazın